Çatı muayenesi sırasında veya sonrasında ağrı

Çatı muayenesi sırasında veya sonrasında ağrı, kanama olur mu?
Çatı muayenesi ağrılı bir muayene değildir. Hamileliğin son haftalarında vajina dokusunda esneme olduğu için gebe olmayan kadınlara göre daha rahat bir şekilde vajinal muayene yapılabilir. Kanama genellikle hiç olmaz, bazen lekelenme veya az miktarda pembe, kırmızı kanama olabilir. Kanama olsa dahi çatı muayenesinin bir zararı veya riski yoktur, aksine faydası vardır.

Eğer pelvik muayenede çatı darlığı (pelvik darlık) olduğuna yani doğum

GEBELİKTE (HAMİLELİKTE) ÇATI MUAYENESİ NEDİR? NASIL YAPILIR?
ÇATI MUAYENESİ (PELVİS MUAYENESİ, PELVİK MUAYENE)
Çatı muayenesi gebeliğin son haftalarında (37 haftadan sonra) annenin pelvis kemiklerinin (çatı kemiklerinin) yani doğum yolunun değerlendirilmesi için yapılır, halk arasında alttan muayene de denir. Bu muayeneye göre doğum yaklaşmadan önce normal doğumun gerçekleşebilme ihtimali değerlendirilir. Doğumun sezaryenle gerçekleşeceği kesin olan bir hastada  çatı muayenesi yapılmasına gerek yoktur, örneğin daha önce sezaryen olmuş veya bebeğin eşi doğum yolunu kapatıyorsa veya ikiz, üçüz gebelik gibi..

Çatı muayenesi nasıl yapılır?
Çatı muayenesi normal jinekolojik muayene masasında ve aynı şekilde jinekolojik muayene pozisyonunda yapılır. Doktor iki parmağı ile çatı kemiklerinin durumunu değerlendirir. Bebeğin kilosu ile doğum yolunun darlığını – genişliğini kıyaslayarak normal doğum mümkün olabilir mi diye değerlendirmek yapar. Doğum başkamadan önce gebeliğin son haftalarında yapılan çatı muayensinde rahim ağzı kapalı olduğu için bebeğin kafasına veya diğer organlarına temas edilemez.

Çatı darlığı:
Eğer pelvik muayenede çatı darlığı (pelvik darlık) olduğuna yani doğum yolunun normal doğuma imkan vermeyecek derecede dar olduğuna karar verilirse normal doğum hiç denenmeden sezaryen ameliyatı planlanır. Ancak bu her zaman mümkün olmaz, yani çatı muayenesi her zaman doğum şeklini kesin belirleyemeyebilir bu durumda normal doğum denenir ve doğumun ilerlemesi esnasında yapılan muayeneler ile daha net karar verilebilir. Doğum sırasında rahim ağzı açık olduğu için hem rahim ağzının açılma miktarı ve durumu hem de bebeğin kafasının pozisyonu, durumu değerlendirilebilir bu nedenle doğum esnasında yapılan çatı muyenesi daha net bilgi verir. Ancak doğumdan önce gebeliğin son haftalarında yapılan çatı muayenesi de ön fikir vermesi için ve belki de normal doğum yapamayacak hastalaların normal doğum denenmeden farkedilmesi için gereklidir.

Rahim ağzında izlenen yaralarda en sık uygulanan tedavi yöntemi

YARA YAKTIRMA (KOTERİZASYON)
SERVİKAL KOTERİZASYON
Rahim ağzında izlenen yaralarda en sık uygulanan tedavi yöntemi koterizasyon (yara yakma) yöntemidir. Rahim ağzı yarası hakkında detaylı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Koterizasyon yani yakma işlemi rahim ağzında yara saptanan hastalara smear testi yaptıktan sonra smear sonucu normal ise yapılır.
Koterizasyon yöntemi ayrıca genital siğil (kondilom) tedavisinde de uygulanmaktadır.

İşlem normal jinekolojik muayene masasında uygulanır ve en fazla 4-5 dakika kadar sürer. İşlem sırasında lokal veya genel anestezi uygulanmasına gerek yoktur çünkü hasta hemen hemen hiçbir şey hissetmez. Bu nedenle hastanede veya muayenehanede rahatlıkla uygulanabilen bir işlemdir. Hasta jinekolojik muayene masasına alındıktan sonra öncelikle normal muayene spekulumu takılarak rahim ağzı (serviks) görünür. Daha sonra koter aletinin kaleme benzer ucu ile rahim ağzına dokunularak işlem yapılır. Son olarak spekulum çıkarılır ve hasta hemen ayağa kalkarak günlük hayatına devam edebilir. İşlemden sonra ağrı veya hastanın normal hayatını etkileyecek herhangi bir şikayet olmaz.

Rahim ağzında yara yakma işleminden sonra 1 ay cinsel ilişki yasaklanır. Bu sürede sulu, beyaz veya hafif pembe kırmızı akıntı olabilir. Ara ara lekelenmeler olabilir. Bu şikayetler bir kaç haftada geçer. 1-2 ay içerisinde yakılan yerdeki epitel hücreleri yenilenerek normal iyileşmiş görünüm alır.